Kudüs Foto Galerİsİ

[ Arşiv ]



Ana Sayfa | Künye | Sitenin Haritası | Bize Ulaşın

Ana Sayfa > Röportajlar ve Görüşler


Kudüs'e giden yol İstanbul'dan geçer!

 Friday 16 November 2007, 12:08 PM

Kaynak: İBRAHİM KARAGÜL - YENİ ŞAFAK


İçinde Kudüs olan her olay Türkiye'de ciddi yankılar uyandırır. 28 Şubat müdahalesi Ankara'daki bir Kudüs Gecesi'ni kendisine gerekçe seçmişti. İsrail'in tazyiklerinden etkilenenler, İsrailli "uzmanlar"ın rafine tezlerine göre bir müdahale ile içeride iktidar revizyonu yapmış, toplumun bir kesimini düşman ilan etmiş, sokakları bölmüştü. Bu çevreler aynı dönemde İsrail ve ABD ile birlikte, şimdilerde Türkiye'yi parçalanmanın eşiğine getiren "Yeni Ortadoğu" projesi için harıl harıl çalıştılar.
Olay şu: Yüz civarında sivil toplum kuruluşunu içinde barındıran Gönüllü Kültür Teşekkülleri ve Kudüs Müessesesi İstanbul'da bir "Kudüs buluşması” organize etti. Aylardır sürdürülen çalışmalar sonrasında buluşma dün İstanbul'da gerçekleşti. Dev bir organizasyon. Türkiye dışından iki binden fazla davetli geldi. Türkiye'dekilerle birlikte üç bin beş yüz katılımcı ile başlayan toplantıda Kudüs merkezli bir bakış açısı geliştirilmeye çalışılıyor. Seksen ülkeden eski devlet başkanları, başbakanlar, bakanlar, aydınlar, sivil toplum temsilcileri, cemaat liderleri gibi çok çeşitli kesimden temsilcilerin Kudüs'ü İstanbul'da konuşabilmeleri gerçekten önemli. Ben, Gönüllü Kültür Teşekkülleri'nin Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde bazı ilişkilerini sorgulayan yazılar yazdım. Aynı rezervimi bugün hala koruyorum. Ama yine de bu dev buluşmayı önemsiyorum.
İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Desmond Toutou, George Gallowey, Clare Short, İran eski başbakanı Seyyid Hüseyin Musavi, Yusuf El Kardavi, Fehmi Huveydi, Gazi Hüseyin Ahmed, Münir Şefik ve daha bir çok önemli ismi bir araya getirmek zor ve önemli bir organizasyon.
Yeterli kamuoyu oluşturulmaması ilginç. Dışişleri Bakanlığı'nın bu dönemde böyle bir organizasyonun yanlış anlaşılabileceği kanaatinde olmasının bunda etkili olduğunu tahmin ediyorum. Ancak, görünüşte "red cephesi" olarak görülen toplantının pek de öyle olduğu kanaatinde değilim. Her ne kadar Hamas'ın öne çıktığı görünse, El Fetih temsilcisine büyük öfke gösterilse, sistemin dışına itilen örgütlerin temsilcilerine söz hakkı verse de, iki açıdan bu toplantının Türkiye'nin dış politika açılımını tamamlayan bir girişim olduğunu ayrıca ABD cephesi'ni de o kadar rahatsız etmeyeceğini düşünüyorum.
"Medeniyetin beşiğini koruyalım. Çünkü o tutsak kutsallığın başkentidir. Çünkü o zincirlere vurulmuş bir yüceliktir. Çünkü 181 km uzunluğundaki beton duvar onun boğazını sıkıyor. Çünkü onu kuşatan 23 adet askeri kontrol noktası ahalisine zindan hayatı yaşatıyor. Çünkü etrafından 26 yahudi yerleşim merkeziyle kuşatılmış durumdadır" şeklinde başlıklarla Kudüs üzerinden bir söylem geliştirmeye çalışılan toplantı, Türkiye'nin iç siyasi tartışmalarına nasıl malzeme yapılacak merak ediyorum.
Elbette İsrail'i rahatsız edecek bir toplantı. Elbette ABD karşıtı cephe olarak görülecek bir toplantı. Elbette, sistemin dışına itilen güçlerin söz söyleyeceği bir toplantı. Elbette Ankara'da "görünüşte" sahiplenilmeyecek bir toplantı. Elbette Türkiye'de birilerinin 28 Şubat benzeri senaryoları için malzeme yapılacak bir toplantı. Ancak aslında Türkiye'nin sahiplendiği, bölgesel açılım için önemli gördüğü bir toplantı.
Hamas temsilcilerinin Ankara'ya davet edilmesi birileri tarafından dar bir bakış açısıyla nasıl da yanlış yansıtılmıştı. Bunu da öyle yapmak isteyeceklerdir. Ancak Türkiye'nin bu kadar insanı bir araya getirmesinin anlamı şudur: Ankara'da El Fetih lideri nasıl ağırlanıyorsa İstanbul'da Hamas temsilcileri de öyle ağırlanır. Başka türlü bu bölgede sadece birer cephe olursunuz. Konuşacak sözünüz olmaz.
Çünkü Ankara'da Tel Aviv, İstanbul'da Kudüs vardır!



 Sİtede Ara

     Gelişmiş Arama







  Her Hak Saklıdır © 2017, Uluslararası Kudüs Buluşması.

Yukarıya Yukarıya